+ Forumindir.Biz Designer By SD Media
Uploader olmak isteyenler TIKLASIN

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03-05-2009, 13:40 #1
Aktif Üye
MuRat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye No: 49
Üyelik tarihi: 01.03.2009
Nerden:Bir garip seferden
Mesajlar: 206
Konular: 200
Tecrübe Puanı:7
Rep Puanı: 153
MuRat has a spectacular aura aboutMuRat has a spectacular aura about
Icon2 Old Türkü Hikayeleri

Seyduna ile Şahrud
Yitik öyküdür
tarihten iki ayrı coğrafyaya damlayan
iki ayrı yürekte durmadan kanayan
Seyduna’yla Şahrud
yüreklerin akarken bıraktığı izi
birbirlerinin gözlerinde aradılar.
yoktu.
İki iklim farkıydılar
ne zaman göz göze değseler
yangın çıkmayacak denli uzaktılar.
Yalnızca aynaların dökülen sırrına yansırdı
üçüncü bir kente düşmüş suretleri
Şahrud gökyüzü geliniydi.
Yüzüne bulut inse dolardı masal gözleri.
Bir solukluk rüzgârda bile
usul usul kanardı gelincik bedeni.
Seyduna yeryüzü cehennemi.
Ölüm, çağrılı uçurumlarda sınardı sevdasını
yalnız ufuk çizgisinde buluşurlardı,
onu da güneş günde iki kez ateşe verirdi.
İki iklim ayrıldılar.
“ya Şahrud!” dedi Seyduna
“gözlerime mermi diye sevdanı sürdüm.
Ardına bakma, gözyaşımla vurulursun.
Su gibi git.”
Şahrud’un yüzüne keder mayın gibi durdu
ve zaman gözlerinin su yeşilinde kuruldu.
Hüzün bir buda heykeli gibi çırılçıplak,
yüzlerine oturdu.
Rivayet odur ki,
Şahrud vardığı denizlerde hala
Seyduna türküleriyle uyanmakta,
Seyduna, sahrud’un gözlerinden kalan
masalla yaslanmakta.




MuRat isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Sponsor Reklam
Reklam
Yeni Konu aç Cevapla

Etiketler
hikayeleri, tã¼rkã¼, türkü
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil